esikte

dik durmali ve inmeli
tokmaksiz kapinin esigine
zamaninda gelmissen kapici bekler seni
eger zamansizsan
yanit almaz kapi çalisin.

kapi kisadir
alçakgönüllü olmali öyleyse.

bir ayna olabilirsin perdahlanmis
orada
bezenmeyi
kendinde seyredesin
çikmadan önce
gerçi hayal ürünündür senin
kapinin öte yanindaki gürültü
misafir kalabaligindan degil,
orada çünkü
seni
beklemez kimse.
orada çünkü
kipirti, belki,
ancak kimildayan yoktur:
ne ruhlar, ne hayaletler, ne avuçlarinda kâfurlariyla kutsanmislar
ne yumruklarinda atesli öküz kafali ifritler
ne püsküllü çingirakli huni sapkasiyla iftira edilmis seytan
ne çelisen mutlaklarin yasasiz macunu.-
orada
bir tek sen
salt varliksin,
salt varlik,
kendi yoklugunda devam edersin
çünkü yoklugun senin
mucizenin kökten varligidir.

kaçinmazlik esiginden geçisin
ziftsi damlanin damlayisidir karanligin dipsizinde :
"- yazik
keske keske
bir yargi yargi yargi
olsa olsa olsa
imis!"-

eger isitme erkin olsaydi
günessiz yildiz kümelerinin suskulu sarayinda
belki sen
kendi damlama sarkinin yansisini-
kuru kereste yigini hayiflanmanin yikim sesi gibi
duyardin:
"- keske keske
yargi yargi yargi
olsa olsa olsa olsa....-"

fakat kapinin öte yaninda oturmus bir hakem,
yargiçlarin ugursuz cübbesi olmadan,
özü öngörü ve insaf
görünümü zaman.-
ve çaglarin geçitinde anilarin senin
sürgitligin ölümsüzlügüne degin
yargilanacak.
**
elveda! (böyle der sair Bamdad:)
oynayarak geçerim zorunlulugun esiginden
sen ve sâkir.
distan içe geldim:
görünümden
görmeye görene.-

ne bir ot görünümünde ne kelebek ne tas görünümünde ne okyanus.-
ben "biz" görünümünde dogmusum
görkemli insan görünümünde
otlarin ilkbaharinda kelebeklerin ebemkusagi seyrine oturayim diye
dagin gururunu kavrayayim diye ve isiteyim diye denizlerin heybetini
kendi kosullarimi taniyayim ve dünyaya kendi gayretimce kararimca
anlam vereyim diye,
böylesi isler zira
agacin ve kusun ve kayanin ve selalenin
gücünü asar.
insan dogmak, somutlanmasiydi görevin:
sevmek ve sevilmek gücü
isitmek gücü
görmek ve söylemek gücü
üzülmek ve sevinmek gücü
yüregin genisligince gülmek gücü ve canin çirasiyla aglamak gücü
gururla boynunu dimdik tutma gücü alçakgönüllülügün görkemli zirvesinde
emaneti omuzlarinda tasimanin ulu gücü
ve yalnizliga katlanmanin hüzünlü gücü
yalnizlik
yalnizlik
çirilçiplak yalnizlik .

insan,
görevin çetinligidir.
**
bagli kollarim serbest degillerdi her manzarayi bagrima basayim
her sarkiyi her irmagi ve her kusu
her dolunayi her agaci ve her öteki insani.

yasama firsatini eli bagli agzi kapali geçtim
eli bagli agzi kapali geçtik
ve dünyayi sadece
sirret duvarinin dargörüslü deliklerinden gördük
ve simdi
iste tokmaksiz bodur kapi karsida
iste bekleyen kapicinin isaretleri!-
yazmis oldugum o dar geçide
elvedaya
dönüp bakiyorum:
zaman kisaydi ve yolculuk usandirici
fakat biricikti eksiksiz.

canima degsin, sükürler olsun!-
(böyle der yorgun Bamdad.)

(Esikte,1992)